sadsad x
asdasd

Derin Tarih 34. Özel Sayı

Derin Tarih Dergisi  Derin Tarih Dergisi Özel Barkod : 4348721060033
250,00 TL
Parapuan :
5000
Yazar : Derin Tarih Dergisi Özel Yayınevi : Derin Tarih Dergisi Sayfa Sayısı : 280 Ebat : 22 X 30 cm Cilt Tipi : Ciltsiz Dil : Türkçe Barkod : 4348721060033
Planlanan Teslimat : 09.01.2026
Tavsiye Et Fiyat Alarmı
Not :
750 TL ve Üzeri Alışverişlerde KARGO BEDAVA !
  • Ürün Özellikleri
  • Ödeme Seçenekleri
  • Yorumlar (0)
  • Tavsiye Et
  • Resimler
  • Öneri Kutusu
  • DERİN TARİH 34.ÖZEL SAYI - 2026

    İHTİŞAMLI VE NÂZENÎN BİR PAYİTAHT: EDİRNE

    “Selimiye” derler, “Edirne” derler…

    Tatlı bir gariplik duygusu gelir.

     

    Kemerler, çeşmeler, minarelerle

    Bir eski eserler kâmûsu gelir

     

    Minarelerden en tatlı ezanlar,

    Dallardan güvercin “hû hû”su gelir.

     

    Ayşekadın’a gül ve Yıldırım’a

    Üçşerefeli’nin kumrusu gelir.

     

    Şu Selimiye’dir, şu Muradiye,

    Çinilerden sümbül kokusu gelir.

     

    Karşına ya iki sedef çekmece,

    Ya iki mücevher kutusu gelir.

     

    Vezirlerin iki tuğlusu gider,

    Arkasından yedi tuğlusu gelir.

     

    Şurada abdest alır Hüdâvendigâr,

    Yerden suyu, gökten havlusu gelir.

     

    Dedeler adına “Meriç” demişler,

    Sınırdan bir ana kuzusu gelir.

     

    Arda’dan su içer turnalar akşam,

    Tunca’ya Tuna’nın kuğusu gelir.

     

    Bir yelpaze acar vadi çiçekten,

    Yurdumun şahane tavusu gelir.

     

    Kovanlar, bahçeler birbirlerinin

    Ovada, kapu bir komşusu gelir.

     

    Kovanlar, bahçeler, bağlar üstüne

    Akşamın ya sisi, ya pusu gelir.

     

    Sular der ki: “Uyu, Edirne’m, uyu”

    Mahzun Edirne’nin uykusu gelir.

    Sazlardan nilüfer kokusu gelir.

     

    Taşları kararmış bir yol ucunda

    Üçşerefeli’nin kapusu gelir.

     

    Şu yana dönersen, Eskicami’nin

    Kesilmiş, biçilmiş avlusu gelir.

     

    Atınca üç adım daha ileri,

    Bir serin kubbenin kuytusu gelir.

     

    Dünyanın en güzel minareleri

    Ve kubbelerin en uslusu gelir.

    Türk’ün Trakya’da tapusu gelir.

     

    Mihrabında bir teravih kılmaya

    Denizler ardından yolcusu gelir.

     

    Bilsen ki bağrında kanar bir yara,

    Yarasını sarmak arzusu gelir.

     

    Mahya olmak için Sultanselim’e,

    Göklerden yıldızlar ordusu gelir.

     

    Kubbeler menekşe, şerefeler gül,

    Mermerinden çiğdem kokusu gelir.

    * * *

    Arif Nihat Asya (1904-1975), Adana’dan sürgün olarak geldiği ve kısa bir süre kaldığı Edirne’den öylesine etkilenmişti ki, şehirden ayrılırken arkasında -yukarıda sadece kısmen iktibas ettiğim- muhteşem bir destan bırakmıştı. Edirne böyledir: Osmanlı’nın bu ihtişamlı ve nâzenîn payitahtı, uğrayan herkesi kendisine hayran ve meftun eder.

    Derin Tarih’in 34’üncü özel sayısında Edirne dosyamız ile siz kıymetli okurlarımızı selamlıyoruz. Her zamanki gibi, her biri sahasının uzmanı çok sayıda önemli isim özel sayımıza kıymetli katkılarda bulundu. Hepsine okurlarımız adına en içten teşekkürlerimizi sunuyoruz.

    Bugün, tarihteki ihtişamını ancak meraklı dostlarıyla ve fısıltıyla paylaşan Edirne’nin hak ettiği ilgiyi görmesi temennilerimizle…

Editör Tavsiyesi Tümünü Gör
T-Soft E-Ticaret Sistemleriyle Hazırlanmıştır.